|
MAKALELER :
Periodontitise bağlı diş kaybı olan hatalarda implant tedavisin sonuçları :
Sabit tam protezleri içeren implant tedavisiyle ilgili ilk uzun süreli çalıma 1981 de yayınlanmıştır. Takip eden yıllar içerisinde, implant tedavisi tüm ve kısmi dişsiz hastalın her ikisini içeren birçok raporda değerlendirilmiştirç.En az 5 yıllık süreçte sabit protezlerle beraber yapılan implantların % 5 inin yükleme öncesinde y da fonksiyon sırasında kaybedildiği klinik çalışmalar üzerindeki sistematik reviewlar götermiştir.Biyolojik ve mekanik komplikasyonların ortaya çıktığı belirlenmiştir ama genel olarak implant tedavisi önceden tahmin edilebilir sonuçları ve yüksek oranda başarı elde edilen bir tedavi şekli olarak düşünülmelidir.
Uzun süeli çoğu çalışmada, implant yerleştirilmeden önceki diş kaybının arkasında yatan neden özelleştirilmemiştir ve hastaların çoğu bir kaç dişini ya da dişlerinin tamamını periodontitisden dolayı kaybetmiştir.Periodontitise bağlı ataşman şüphei ve diş kayıpları kişisel olaraka büyük oranda varyasyon göstermektedir ve periodontitise bağlı olarak agrasif ve kronik subgruplar olarak sınıflandırılmıştır. Periimplantitis ve implant kaybının artan insidansı , periodontitise bağlı diş kayıplarıyla ilşkilendirilmiştir.
Objective:
Çalışmanın amacı periodontitisden başka nedenlerle dişlerini kaybetmiş hatalrla karılaştırıldığında, periodontitise bağlı olarak dişlerini kaybetmiş hastalarda periimplant marjinal kemik kaybı, periimplantitis, implant kaybı, üstyapı kayıplarının daha yüksek oranda olup olmadığını belirlemektir.
Bu rewievı değerlendirme kriterleri :
Çalışmaların, içeriklerin ve einterventionun türleri
Kısmi dişsiz hastalarda periodontise bağlı ya da bağlı olmayan diş kayıplarının implant tedavisi sonuçlarını içeren en az 5 yıllık prospektiv ve retrospektive çalışmalar değerlendirilmiştir.Bu çalışma 10 dan fazla hastayı içermelidir ve tedavi osteoentegre oral implantları içermelidir.
Sonuç ölçümlerinin türleri :
Sonuç ölçümleri unları içermektedir :
Üst yapı kayıpları
Enfekiyon ve prograsif periimplant marjinal kemik kaybına bağlı olarak nonmobil implantların hareketi ve daha eski klinik osteoentegre implantların implant mobilitesinin tanımlandığı implant kayıpları
Enfeksiyon belirtileriyle beraber prograsif periimplant marjinal kemik kaybının tanımlandığı periimplantitis varlılığı
Paralel teknikle çekilen intraoral radyografiler üzerinde radyografik periimplant marjinal kemik kaybı
Çalışmaların açıklanması için araştırma stratejisi
Çalışmaları açıklamak için kullanılan araştırma stratejisi ekil 1 de özetlenmiştir.inclusion için düşünülen çalışmalar, kontrol altındaki vocabulary ve serbest terimleri içeren araştırma strajeiyle beraber MEDLİNE da araştırılmıştır.
Periodontal hastalıklar
Dental implantasyon
Dental implantlar
Oral implantlar
OR ^3 0R 4
1 VE 5
Ayrıca, İlgili yayınlar ilgili çalışmalarl tarafından sayfa sayfa araştırılmıştır.Manual araştırmalar aynı zamanda, günümüzdeki sistematik review için ilgili daha önce yayınlanmış olan reviewlar gibi fulltext screening için seçilen tüm makalelerin bibliografilerini içermektedir.Son olarak, Pubmedle ilgili makale, full text screening için seçilen tüm makaleler için kullanılmıştır.Araştırma bir tane reviewer tarafından gerçekleştirilmiştir ve Ocak 1980- den Ocak 2006 ya kadar yayaınlanmış olan insan çalışmalarında kullanımıştır.
Review Metodları
Açılanan raporlar ilk olarak görüntülenmiştir.Konu çalışmanın inclusion kriterini endike ettiğinde, abstract da değerlendirilmiştir.Abstract daha öte açıklanan inclusion kriterini endike ettiğinde ya da abstract elde edileiyecek durumda olduğunda, full text analizlerine devam edilmiştir.Çalışma seçimi bir adet reviewr tarafından uygulanmıştır.
Kalite Değerlendirmesi :
İçerilen çalışmaların kalite değerlendirmesi, data extraksiyon yönteminin bir parçası olarak iki otör tarafından duplike edilmiş ve bağımsız bir şekilde anlatılmıştır. İki reviewer arasındaki anlaşmazlık ortaya çıktığında, consensuslar tartışma olarak elde edilmiştir.Çalışma otörleri tarafından sağlanan ek bilgiler, data ekstraksiyonda takip eden paragrafta açıklandığı üzere,hesaba katılmıştır. Kalite değerlendirmesi şu parametrelere göre değerlendirilmiştir:
Her bir tedavi grubu için implant yerleştirilme zamanında periodontal dokuların sağlık durumlarının, ataçman kaybının, ve diş kaybının açıklanması (evet, hayır )
Sonuç değerlendirmesinin .(evet, hayır )
Devamın tamamlanması.
Her bir tedavi grubu içinde içeri alınan ve çıkarılanların açıklanması(evet, hayır )
Çalışmalar şunlara göre ruplandırılmıştır :
Tüm kalite gruplarıyla karşılaşıldığında, biasın düşük riski
Bir ya da daha fazla kalite kriteriyle karşılaşılmadığında, biasın yüksek riski
Data ekstaksiyon
Datanın sistematik kaydını garantileyen özel olarak düzenlenmiş data koleksiyon formuna bağlı olarak iki reviewer tarafından data bağımsız bir şekildeortaya çıkarılmıştır.İki reviewer arasında tartışma görüldüğünde, sonuçlar tartışma olarak elde edilir.Perimplant marjinal kemik kaybı, periimplantitis, implant başarısı, üst yapı başarısı, tedavi sonucu, devam periodu, hastaların karakteristikleri ve tedavileri elde edilmiştir.Son olarak, çalışma kalitesinin değerlendirilme kaydı içeriğe dahil edilmiştir.Otörlerle klasifikasyon ve kayıp bilgiler için kontağa geçilmiştir.
Data Sentezi
…..Devam eden sonuçlarda, artırılmış ortalama farklar ve standart deviasyonlar, MD ve %95 Cıs nın kullanıldığı her bir grupta datayı özetlemek için kullanılmıştır.Statik bileşen hastadır, implant değildir.Aynı ölçüm sonuçlarını rapor eden benzer compariosns çalışmalar mevcut olduğunda, meta analizler tek başvurulandır.Binary data için kombine edilen RRs sadece implant kaybı içindir.
Çalışmaların Açıklanması ve metod kalitesi
Araştırma sonucu şekil 1 dedir. 2116 titlein toplamı açıklanmıştır ve 547 abstract gözden geçirilmiştir.Full-text analizleri 49 makaleyi içermektedir ve son olarak iki çalışma revieweı içermektedir.Ekslusion için ana neden : non-periodontitis- bağlı diş kaybını içeren hiçbir kontrol grubunun olmaması, en az 10 hastanın içerilmesi, periodontitise bağlı diş kaybıyla beraber hastalarda implant tedavisinden başkabaşka yönlere odaklanma, diğer yayımlarda rapor edilen ilgili sonuçlar, periodontise bağlı diş kaybıyla beraber ya da değil her ikisinde de hastaların inklusyonu,.Hand searchingin bir sonucu olarak hiçbir makale eklenmemiştir.İki çalışma aşağıda açıklanmıştır ve tablo 1 de özetlenmiştir.
Hardt tarafından yapılan retrospectif çalışmanın içerdiği hastalar Branemark Klinikte tedavi edilen hastalar arasından seçilmiştir. Kemik rejenerasyonu olmadan posterior maksillaya yerleştirilen 346 Branemark implantla beraber 97 kısmi dişsiz hastanın tümünü içermektedir.İmplant tedavi planlamasının yapıldığı anda korunan dişlerinin marjinal kemik kaybı panoramik radyografide değerlendirilmiştir ve yaşla ilgili periodontal marjinal kemik kaybı skoru periodontal kaybı açıklamak için kullanılmıtırçMinimal periodontal yıkımla berabernonperiodontitis grupları ve periodontitis … periodontitis gruplarını tanımlamak için iki uçlu quartile kullanılmıştır.1, 3 ve 5 yıl sonra Branemark Kliniğinde standart protokole göre tüm hastalar yeniden çağırılmıştır. Ayrıca, tüm hastalar di hekimlerini yılda bir kez ziyaret etmişlerdir.5 yıllık period sürecinde, plak artışına bağlı inflamatuar reaksiyonların yeterli tedavisi gerçekleştirildiğinde, bbu sonuç elde edilmezdi. Periimplant marjinal kemik seviyesi intraoral radyografilerde mesial ve distal olarak değerlendirilmiştir. İlk ölçüm sonuçları 5 yılı takip eden period sırasındaki periimplant marjinal kemik kaybı ve implant kaybıdır.
100 ve 92 implantın tamamı, periodontitis ve nonperiodontitis grubuna yerleştirilmiştir. İmplant yerleştiriminden 10 gün sonra penisiln verilmiştir ve 6 aylık iyileşme periodundan onra sabit parsiyel protezler yerleştirilmiştir.İmplant yerleştirildiği zaman , periodontitis ve nonperiodontitis grubunun yaş ortalaması 54 ve 57ydi.Bayanlar nonperiodontitis grubunda prevalanstayken, genel ağılım periodontitis grubunda karşılaştırılabilir durumdaydı.Sigara içenlerin oranı rapor edilmemiştir.Korunan dişlerin sayısı grupların içinde karşılaştırılabilir durumdadır.% 50 den daha az kemik destekli dişlerin oranı periodontitis grubunda % 26, nonperiodontitis grubunda ise % 1 di. Periodontal sağlık durumundaki veriler 5 yılı takip eden yada implant yerleştirildiği zamanda elde edilememiştir. Tüm implantların kaybına bağlı olarak çalımada hiçbir hastaya rastlanmamıştır.
Karousis tarafından yapılan retrospectif çalışmanın içerisinde yer alan hastalar İsviçredeki Berne Üniversitesinde Dental Medicine Okulunda, Periodontoloji ve Sabit Protez Departmanında tedavi edilmiştir. 112ITI hollow screw iimplant içeren 53 kısmi dişsiz hastanın tümü bu çalımanın içerisinde yer almıştır. Kronik periodontitise bağlı ve diğer nedenlere bağlı ortaya çıkan diş kayıpları olmak üzere iki hasta grubu tanımlanmıştır. Önerilen diş hekimlerinde ya da Dental Medicine Okulunda, Periodontoloji ve Sabit Protez Departmanında kişisel olarak düzenlenen maintance care programı altında inkoopere şekildeydi.4-8 aylık intervalslerden daha sık olmamak üzere nonperiodontise bağlı diş kaybı olan hastalar yeniden çağırılırken, periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalar genellikle 3-5 aylık intervalslerle yeniden çağırılmıştır.10 yıllık period sırasında her yeniden çağırılıştaki incelemelerde, periimplantitis kaydedilmiştir ve so-called kumulatif interceptif supportiv tedaviye bağlı olarak tedavi edilmiştir. Ayrıca, fonksiyondan 1 ve 10 yıl sonrasında klinik ve radyografik incelemeler değerlendirilmiştir.Periimplantitis, marjinal kemik kaybının radyografik olarak görülmesi,sondlamada kanama, sondlamada 5 mm ya da daha fazla derinlik olarak tanımlanmıştır.21 ve 91 implantın tamamı antibiyotik kullanımı olmaksızın periodontitis ve nonperiodontitis gruplarına yerleştirilmiştir.4-6 aylık iyileşme periodundan sonra tek diş restorasyonları ya da sabit parsiyel protezler yerleştirilmiştir.İmplant installation anındaki yaşlar rapor edilmemiştir.İki grup beraber düşünüldüğünde, bayanlara 67 implant, erkeklere ise 45 implant yerleştirilmiştir.Periodontitis grubunda sigara içenlere implantların % 48 i yerleştirilirken, nonperiodontis grubunda bu oran% 20 dir.Son olarak , 10 yıllık devam eden süreçte ya da implant yerleştirildiği andaki periodontal sağlık durumları kaydedilmemiştir.Tüm implant kaybına bağlı olan çalışmada hiç bir hasta ortaya çıkmamıştır.
Kalite değerlendirilmesi için daha fazla kritere dayanarak,bias riski her iki çalışma için yükek oranda sorgulanmıştır.
Sonuçlar:
Üst yapının Başarısı
5 yılı takip eden period sonrasında,, Hardtın çalımasında nonperiodontitis grubunda hiçbir implant kaybı gözlenmezken, periodontitis grubunda 25 üst yapının ikisi de yerinden çıkarılmıştır.Veriler tablo 2 de görülmektedir.Periodontitis grubunda üst yapı kaybı riski nonperiodontitis grubundakine göre 5 kat daha fazla olmasına rağmen, 0.29 P-value değeri, 5 yılı takip eden süreçte iki grup arasında gözlenmiş olan üst yapı başarı oranında önemli bir fark göstermemiştir.
Üst yapıların başarı oranı Karosis tarafından rapor edilmemiştir.
İmplantların Başarısı:
Hardtın çalımaında, 5 yılı takip eden süreçte, periodontitis grubunda bir hasta 2 implantını ve 6 hasta 1 tane implantını kaybetmiştir.Non periodontitis grubunda 92 implantın 3 ü 3 hasta tarafından kaybedilirken, periodontitis grubunda 7 hastada 100 implantın 8 i kaybedilmiştir.Karosisin çalışmasında, nonperiodontitis grubunda92 implantın 1 i kaybedilmişken, periodontitis grubunda21 implantın hiçbiri kaybedilmemiştir.5 yılda, metaanalizler iki çalışma içinde değerlendirilmiştir ve implant başarısındaönemli farklılıklar gözlenmemiştir.Şekil 3 teki koyu renkli diamond, aslında önemli olmayan 2.24 RR kombinasyonunu göstermektedir.Karosisin çalışması içinde, nonperiodontitis grubunda 3 kişide 3implant ve periodontitis grubunda 2 kişide2 implant kaybedilmiştir.Bu veriler,Şekil 3 de ve aynı zamanda aslında pek de önemli olmayan 3.75 lik RRde gösterilmektedir.
Periimplantitis İnsidansı :
Perimplantitis insidansı Hardt tarafından rapor edilmemiştir.
Karosisin çalışmasında nonperiodontitis grubunda 5 hastada 91 implantın 5i etrafında ve periodontitis grubunda 8 hastada 21 implantın 8 nin çevresinde periimplantitis görülmüştür. Bu verilere dayanarak,periodontitise bağlı grupta, 9RR , 10 yıllık takip eden zamanda diş kaybına bağlı nonperiodontisli gruba göre önemli derecede daha fazla hasta etkilenmiştir.Bu karşılaştırma açısından, Pvalue için, veriler şekil 4 te gösterilmiştir.
Periimplant marjinal kemik kaybı :
Hardtın çalışmasında, hasta seviyesinde, 5yılı takip eden süreçte abuntment yerleştirme zamanından periimplant marjinal kemik kaybı periodontitis grubunda 2.2 mm, nonperiodontitis grubunda 1.7 mmydi.Bu verilere dayanarak ,MD 0.5 mm, 5 yılı takip eden süreçte, hastalara yerleştirilmiş olan iplant çevresinde, önemli derecede artmış periimplant marjinal kemik kaybı gözlenmiştir.
Hasta eviyesindeki periimplant marjinal kemik kaybı Karosis tarafından rapor edilmemiştir.
Tartışma :
Periodontitise bağlı diş kaybı olan hastaların implant tedavisiyle ilgili geçerli bilimsel veriler günümüzdeki sistematik reviewda değerlendirilmiştir. Periodontitisebağlı ve nonperiodontitse bağlı diş kaybı kısmi dişsiz hastalarda, implant tedavisi sonuçlarını karşılaştıran en az 5 yıllık prospektiv ve retrospektiv çalışma değerlendirilmiştir ve 5 ve 10 yıllık iki çalışma tanımlanmıştır. Bu iki çalışmada nonperiodontitse bağlı diş kaybı olan 70 hastaya 183, periodontitise bağlı diş kaybı olan 33 hastaya 121 implantın tamamı yerleştirilmiştir.
5yıl sonrasında, nonperiodontitise ve periodontitse bağlı diş kaybı olan hastalarda üstyapının başarısı önemli bir farklılık göstermemektedir.Aynı zamanda, İmplantların başarısı 5 ve 10 yıl sonrasında çok önemli ir farklılık göstermemiştir. …Son olarak, önemli derecede artmış olan periimplant marjinal kemik kaybı, periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda 5 yıl sonra gözlenmiştir.
Sonuç olarak, periodontitise bağlı diş kaybı olan hastaların, implantların ve üst yapıların artan başarısızlık oranını gösterdiğini göteren geçerli bilimsel veriler yoktur. Ama bu iki çalışmanın örneği, implantlarda olduğu gibi üst yapı kayıplarının farkını belirlemede büyük olasılıkla çok azdır. Ayrıca, her iki çalışmanın kalite değerlendirmesi, bias riskinin yüksek olduğunu göstermektedir.
Bundan ötürü, periodontitis hikayesi olan hastaların implant tedavi sonuçları hakkında final sonuçları belirlenmeden önce yeterli hasta sayısını içeren daha uzun süreli çalışmalara duyulmaktadır. Ayrıca, agresif periodontitisli genç hastaların implant tedavisi sonuçları da değerlendirilmelidir.Ama, periodontitis hikayesi olan hastalarda önemli derecede artmış olan periimplant marjinal kemik kaybı ve periimplantitisin önemli ölçüde artmış insidansının, implant tedavi sürecini jeopardize edebileceği de belirlenmelidir.Genel olarak, sonuç; 5 yıldan fazla takip eden dört çalışmayı içeren son zamanlarda yayımlanmış olan sistematik reviewdır.
İnclusion kriteri tamamlanmadığı için, 47 çalışmanın tamamı günümüzdeki reviewdan gösterilmiştir.Periodontitise bağlı diş kaybı olan beş hatadan fazlasını ve bir yıldan daha fazla takip edilen periodu içeren titanyum implant çalışmalar göz önüne alınarak, 19 çalışma tanımlanmıştır.
Bu çalışmalar periodontitise bağlı diş kaybı olan hastaların implant tedavisi tartışmasını içermektedir. Ana bulgular Şekil 3 de gösterilmektedir. Çoğu çalışma kısmi dişsiz hastalara odaklanmıştır. Her bir hasta grubunu içeren hastaların sayısı beş ve 766 arasında değişmesine rağmen, çoğu grup 25 den daha az hastayı içermektedir. Varyasyon çok büyüktür, ama hastaların çoğunluğu 55 yaşın üzerindedir. İmplant yerleştirildiği anda ağızda var olan dişlerin ataşman kaybı nadiren özelleştirilmiştir. Ek olarak, hastaların periodontitis subtipleri değişiklik göstermektedir ve ileri periodontitis, progresif periodontitis, agresif periodontitis, kronik periodontitis, şiddetli periodontitis, moderate- ilerlemiş periodontitis, periodontitise bağlı diş kaybı, periodontal kompromised, periodontal hastalık için tedavi olmak üzere açıklanmaktadır. Bundan ötürü, kronik periodontitisi olan yaşlı hastalar artmıştır. Son olarak, takip eden periodun uzunluğu değişmektedir, ama hastaların çoğunluğu üstyapılar yerleştirildikten 3 yıldan daha az olmak üzere takip edilmiştir. Bundan ötürü, bu çalışmalara dayanan firm sonuçlar elde edilememektedir.Aynı çalışma grubundan yayımların , bir çalışmadan daha fazlasında en az birkaç hastayı içerebileceğini unutmayınız.
Benzer olarak, periodontitis şüpheli hastaların implant tedavisi tartışmalarını ek raporlar genellikle içermektedir. Periodontitis ve nonperiodontitise bağlı diş kayıpları olan hastaların verileri karıştırılmıştır ve bundan ötürü günümüzdeki reviewda kullanılamaktadır.Bu çalışmalar Tablo 4 de özetlenmektedir.
Biyolojik komplikasyonların insidansı agresif ve kronik periodontitis gibi periodontitis subtiplerine bağlı olabilir. Ama,tedavi sonuçlarının karşılaştırması, her bir grupta sınırlı ayıda hasta olmasını ve kısa süren takip perioduyla sınırlandırılmıştır.Bundan ötürü, implant tedavisi öncesi periodontitis subtipi ve periodontal dokuların detaylı açıklaması gelecek çalışmalarda yer almalıdır.
Periodontal cerrahi, kök düzeltmesi, scaling, oral hijyen eğitimi,non-retaniable dilerin çekimini içeren enfeksiyon kontrolü, endike olduğu takdirde, implant tedavisinden önce uygulanmıştır.Periimplant enfeksiyon kontrolü, implant yüzeyinde bakteriyel kolonizasyonun periimplant mukositisine neden olabileceğini göteren hayvan ve insanlar üzerindeki deneysel çalışmalarca desteklenmelidir.Ayrıca, kısmi dişsiz hastalarda dişlerde rsidual ceplerden implantlara periodontitise bağlı mikroorganizmaların neden geçtiği, periodontitis hikayesi olan kısmi dişsiz hastalarla, implantların ve dişlerin etrafındaki mikroflora benzerlik göstermektedir.
İlerlemiş zamanlarda, periodontitise bağlı mikroorganizmaların varlığı, özellikle periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda periimplantitis riskini artırmaktadır.Bundan dolayı perimplant dokularının sağlık durumlarının periodontal dokuların sağlık durumlarınca etkilendiği rapor edilmiştir.Diğer bir deyişle,periodontal durumlar periimplant dokularını etkileyebilir.Böyle bir bağlantı herhangi bir çalışmada bulunmamasına rağmen, ………tedavi edilen periodontitisin biyolojik komplikasyon riskini artırarak implant tedavi prognozunu …edebileceği genel olarak kabul edilmektedir. Uzun yıllar boyunca tekrarlayan bir şekilde ve erken davranılan destekleyici periodontal tedavinin ve implant yerlerştirmeden önce yeterli enfekiyon kontrolünün sağlanmasının önemli olması bu yüzdendir.
İmplant yüklemesinden önce enfeksiyon riskini minimuma indirmek için çeşitli proflaktik antibiyotik rejimleri kullanılmaktadır, ama antibiyotiklerin bu türlü kullanımı kontroversialdir ve hiçbir random klinik vaka uzun süredir yayımlanmamıştır. İmplant yerleştiriminde proflaktik antibiyotik rejimi kullanılması nadiren rapor edilmitir.Papor edildiğinde, amoksisilin genellikle seçilen tedavidir.Bundan ötürü, implant yerleştirimi sonrasında enfeksiyon önlemek için antibiyotik kullanılmaması ya da önerilmesine dair bilimsel kanıtlar eksiktir ve daha fazla çalışmaya gerek duyulmaktadır.İmplant yerleştiriminden sonra kısa sürede enfeksiyon ortaya çıkması, periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda,periodontitisden başka nedenlere bağlı olarak dişlerini kaybetmiş hastlardan daha fazla rapor edildiğine değinmek önemlidir.Ama, erken implant başarısızlığı ve implant yerleştirilmesinden sonra kısa süreli enfeksiyon ortaya çıkması, periodontitise bağlı diş kaybı olan hastlarda bile, majör problem olarak görülmemektedir.
Üç sistematik reviewda görüldüğü gibi, rejenare kemiğe yerleştirilen implantlar yüksek başarı oranları göstermiştir.3-5 yıllık periodlardaki üç çalışma , periodontitise bağlı diş kaybı kaybı olan hastaların değerlendirildiği kemik rejenerasyonlarını tanımlamışır.Bu çalışmalar, otojen kemik grefti olmadan yada sinüs lift prosedürüyle ya da barier membranlı kemik rejenerasyonu ya da pristine kemiğe yerleştirilen implantların benzer başarısı olduğunu göstermiştir.
Bu reviewın dişin çekimi ve yerine implant yerleştirilmesi, için periodontal koşulları …tartımayı…..Ama, periodontitisden etkilenen dilerin , alveol kemiğin daha fazla resore olmadan çekilmesi önerilmektedir.Diğer bir deyişle, kemik rejenerasyon teknikleri geliştiği için, preserving kemiğin tek bir nedeni olarak diş çekimi bir genellemedir,sadece günümüze ait değildir.Düzenli olarak tedavi edilmiş periodontitisten etkilenmiş dişlerin uzun üreli periodlarda …..ve periodontitis için tedavi edilen dişlerin implant başarısının fazla olduğunu gösteren hiçbir dökümanın olmamasını vurgulamak aynı zamanda önemlidir.
Sonuçlar :
Günümüzdeki sistematik reviewda, periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda, periodontitden başka nedenlerle dişlerini kaybetmiş hastalarla karşılaştırıldığında, periimplant marjinal kemik kaybı, periimplantitis, implant kaybı, üst yapı kaybının riskinin daha fazla olduğu değerlendirimiştir.5 ve 10 yıllık respectiv, ve iki retropektif çalışma tanımlanmıştır.
Reviwlar aşağıdaki ana sonuçları içermektedir :
5 yılı takip eden süreçte, üst yapı başarı oranı periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda ve nonperiodontitse bağlı diş kaybı olan hastalardaönemli ölçüde farklılık göstermemiştir.
5-10 yıllık süreç sonrasında non periodontitise ve periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda implant başarısı önemli derecede farklılık göstermemiştir.
10 yıllık süre sırasında, periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda nonperiodontitise bağlı diş kaybı olan hastalara göre periimplantitisden etkilenen daha fazla hasta vardır.
5 yıl sonrasında periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalarda non periodontitise bağlı diş kaybı olan hastalara göre periimplant marjinal kemik kaybının önemli derece artmış olduğu görülmüştür.
Bu iki çalımanın implantların ve metodal kalite değerlendirmesinin, sonuçları ……. değerlendirildiği gibi, üst yapı kaybının farkını belirlemek için bu iki çalışmanın örnek büyüklüğü büyük olasılıkla çok küçüktür.Periodontitis hikayesi olan hastaların önemli derece artmış periimplant marjinal kemik kaybı ve önemli derecede yüksek olan periimplantitis insidansının, implant tedavisi uzunluğunu …edebileceği…..
Bundan ötürü, periodontitis hikayesi olan hastaların implant tedavi sonuçları hakkında final sonuçlar değerlendirilmeden önce, yeterli hasta sayısını içeren daha uzun süreli çalışmalara gerek vardır. Özellikle, agresif periodontitisi olan genç hastların implant tedavi sonucu değerlendirilmelidir.
Peridodontitis hikayesi olan ya da olmayan pariyel dişsiz hastalarda dental implantların sonuçları: ...çalışmanın 5 yıllıklıl iç analizi
Amaç : periodontitis hastası olmayan, ortalama periodontitis hastası olan ve şiddetli periodontis hikayesi olan kısmi dişsiz hastalarda yerleştirilen implantların sonuçlarının değerlendirilmesi.
Materyal ve metodlar : Bu çalışmada 62 kısmi dişsiz hasta üzerinde çalışılmıştı r
r.Hastalar, modifiye periodontal screning ve recording (psr) indexi kullanılarak başlangıçtaki periodontal durumlarına göre 3 gruba ayrılmıştır: 26 hasta Pgrubundadır, 7 si MPgrubunda ve 29 u NP grubundır.Periodontal tedavi olması gereken hatalar implantla tedavi edilmiştir.Çeşitli dental implantlar ve prosedürler kullanılmıtır.SP grubunda 120 implant, MPgrubunda 26 implant veNPgrubunda 72 implant yerleştirilmiştir.Ölçüm sonuçları, protetik başarı, implantın kullanılması, periimplantitis prevelansı ve periapikal radyografilerdeki ortalama periimplant kemik değişimleridir.
Sonuçlar : her iki gruptan 2 hasta olmak üzere 6 hasta 5 yılda....1 hastada 2 implant ve protezleri periimplantitsle başarısızlık göstermiştir, SP grubundaki diğer bi hastada ise periimplantitis için 2 implant başarılı bir şekilde uygulanmıştır.5yıl sonrasında,SP ve MP yle etkilenmiş hastalar
sağlıklı hastalarla karşılaştırıldığındaortalama periimplant kemiğinin 2 katı kadarını kaybetmilerdir.(2.6mm ye 1.2 mm )Bu fark istatiksel olarak önemli derecededir.
Sonuçlar : SP ve MP hikayei olan hastalar, peridontal açıdan ağlıklı hastalara göre daha fazla periimplant kemiği kaybetmişlerdir ve periimplantitis ve implant başarısızlığı açısından çok yükek derecede olabilirler.
GİRİŞ
Eskiden peridontitis hikayesi olan hastalara önerilen son istemetik reviewların sonuçları,diş llerinin yerine başka nedenlerden ötürü implant yerleştirilen hastalarla karşılaştırıldığında dah
yüklemeden 5 yıl sonrasında fazla periimplantitis ve periimplant marginal kemik kaybı riskinde oldupğunu göstermiştir. Bias için yüksek risklerlin her ikisiyle karşılaştırıldığında,bu çalışmallar örnek ebatlarla karşılaştırıldığında 2 çalışmaya dayanmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, sağlıklı bireylerle ya da ortalama periodontitisle etkilenmiş hastalarla karşılaştırıldığında, şiddetli periodontitis hikayesi olan kısmi dişsiz hastaların implant başarısızlığında ya da peririmplantitis açısından yüksek risktte olup olmadığını araştırmaktır. Bu daha büyük çapta devam eden bir çalışmanın preliminar 5 yıllık raporudur. Gelecek raporlar, uzun süreli devam eden periodlarda (10-15-20 )daha geniş örneklerin açıklanmasını amaçlamaktadır.
Materyal ve metodlar
Bu çalışma .. olarak tedavi edilen kısmi dişsiz hastaların içeren, 3 yönlü prospektiv bir çalışma olarak düzenlenmiştir.Devamı bu hastaların tümünü içeren implant yüklemesinden 5 yıl sonrasıdır.Tedavilere 1990 ve 2002 yılları arasında 2 özel İtalyan kliniğinde devam edilmiştir.
Tüm prosedürler, bazı implant yerleştirmelerinin diğer bir cerrah tarafından yapıldığı başka bir merkez haricindei bir tecrübeli operatör tarafından uygulanmıştır.
İçerdiği üzere, hastalar 18 yaşında yada daha üstünde olmalıdır.Kriteler:
.her iki çenede de dişsizlik
.boyun ya da kafa bölgesinde irradiasyon ya da kemoterapi
…. Kooperasyon gösteren hastalar
. gerçek dışı estetik beklentiler
.emosyonel instabilite ve psikiyatrik problemler
…..
.Hıv hastaları
.otoimmün hastalıklar
.kemik metabolizma hastalıkları
Kontrol altında olmayan diabet
Ciddi koagülasyon problemleri
Hamile ya da emziren hastalar
Devam eden ölçümler değerlendirilmiştir:
. başarısız protez ya da implant başarısızlığına bağlı olarak yerleştirilemeyen protezler başarısızlık olarak değerlendirilmiştir.
.İmplant başarısı : herhangi bir nedenle geri çıkarılan implantlar başarısızlık olarak değerlendirilmiştir. İmplant stabilitesi hareketli protezlerle ilişkilendirilmemiştir.
.Peri-implantitis : pus varlığında ya da başka enfeksiyon belirtisinde ve probing cep derinliği > 5mm olduğunda, en son radyografik değerlendirmeden periimplant marjinal kemik kaybı : 2mm olarak belirlenmiştir.
Marjinal kemik seviyesi ,aralel teknik yöntemiyle alınan intraoral periapikal radyografiler üzerinde değişmektedir: implant yüklemesinde ve yüklemeden 5 yıl sonra alınan radyografiler. Mgnifiying okular grid kullanılarak single non-blinded calibre aessor kullanılarak ölçümler yapılmıştır. Her bir implanta komşu mesial ve distal kemik kret seviyesi ölçümleri en yakın 0.1 mm den yapılmıştır.Linear ölçümlere referans noktaları,implant boynunun koronal marjinidir ve kemik-implant kontağının en koronal noktasıdır.
Prosedürlerin Açıklanması:
İlk ziyaretde , periodontal görüntüleme ve kaydetme indeksi modifikasyonları kullanılarak periodontal durumlar değerlendirilmiştir ve periodontal terapi gerekli olduğu gibi göterilmiştir. PSR indeksi, epidemiyolojik çalışmalar için gerekli olan periodontal tedaviyi elde etmek için Dünya Sağlık Örgütü tarafından…, tedavi ihtiyaçları periodontal kominite indeksi modifikasyonu olan indekstir. PSR indeksi , furkasyon problemi, diş mobilitei, mukogingival defekt ve çekilmeler gibi periodontal anorlamlileri içeren CPTIN kod indeksi sistemine eklenmiştir.Devam eden kayıt sistemi ekstantlar üzerinde kullanılmıştır ve 5 kategoridedir. Her bir sekstant için sadece en yüksek score kaydedilmiştir:
0=sağlıklı hastalar
1=sondlamada kanama
2=kalkulus ve/veya defektli restorasyon varlığı
3=3.5-5.5 mm arasında sondlanan cep derinliği ve/veya 1 derecede furkasyon
4= 5.5 mm den fazla sondlanan cepderinliği ve/veya 2 ya da daha fazla derecede furkasyon
Hastalar şu karakteristiklere göre üç gruba ayrılmıştır :PSR 0-2 hastalar sağlıklı olarak değerlendirilmiştir (NP grubu) ; PSR=3 hastalar MPyle etkilenmiş olarak değerlendirilmiştir; PSR=4 hastalar SP yle etkilenmiş olarak değerlendirilmiştir.
İmplant yerleştirilmesi :
Çeşitli üreticilerin rehberliğinde implantlar yerleştirilmiştir. Gerekli olduğunda, çeşitli kemik ögmentasyon proedürleri uygulanmıtır. Farklı üreticilerin farklı şekillerde ve yüzey karakteristiklerindeki implantları kullanılmıştır.Cerrahi prosedürler sonrasında, hastalara , interventiondan 1 saat sontra başlamak üzere % 0.2 klorheksidin ağız gargarasını 2 hafta süreyle günde 2 kez kullanması önerilmiştir.
Protez ve Maintance prosedürleri :
0.günden 11. aya uzanan yüklenmemeiş iyileşme periodu sonrasında, abuntmentlar bağlantılanmıştır ve farklı protez çeşitleri yerleştirilmiştir. SP grup hastaları oral hijyen maintanence için her 3 ayda bir, MP grubundakiler her 4 ayda bir ve NP grubundakiler her 6 ayda bir çağırılmıştır.
İstatik analizleri : Tüm data analizleri preestablished analiz planlarına göre devam ettirilmiştir. Hasta analizlerin istatiksel birleşimidir. Biositatikçi, grup allokasyonunu bilmeksizin diş hekimliğinden bir ekspertisle beraber dataları analiz etmiştir. Bağımsız numunelerin chi-square testleri, en az bir periimplantitis varlığı ya da yokluğu,ya da implant başarısızlığı ya da protez başarısızlığına sahip relatif hasta sayılılarını kıyaslamak için kullanılmıştır.Fakat, bu analizler için veriler yeterli değildir. Mesial ve distal yüzeyler için ortalama radyografik değerler hesaplanmıştır ve her bir hasta için ortalamaya alınmıştırç.Varyans analizleri, 5 yıllık ortalama kemik seviyelerini ve bu üç gruptaki kemik seviyesi değişimini karşılaştırmak için kullanılmıştır.
.
Sonuçlar :
62 kısmi dişsiz hasta tedavi edilmiştir.5 yıl sonrasında, 6 hasta çıkarılmıştır.
26 hastayı içeren SP grubu ortalama 56 yalarındadır.İmplant yerleştiriğindeki zaman, periodontal tedavi sonrası, 20 hasta PRS indeksi =0-2, ve 6 hastanın PSR indeksi =3 dür.48 adet protezle desteklenen 129 implant yerleştirilmiştir.yüklemeden 5 yıl onra2 hasta çıkarılmıtır: bir tanesi tüm implantlarıdan menun olduğunu belirterek başka bir yere taşınmıştır diğeri ise ölmüştür.
7 hastayı içeren MPgrubu yaş ortalaması 56 dır. İmplant yerleştirildiğinde, periodontal tedavi sonrası, 6 hasta PRSindeksi =0-2dir, bir hastanın PSRindeksi =3 dür.Hastalar 9 adet protezle desteklenen 26 implant uygulanmıştır. 5 hasta tüm implantlardan memnun olduğunu belirterek ekonomik problemler nedeniyle, diğer bir hasta ise sağlık problemlerinden dolayı ayrılmıştır.
29 hastayı içeren NP grubu, ortalama 40 yaşındadır. İmplant yerleştirildiğinde PRS indeksi = 0-2dir.Hastalara 38 adet protez tarafından desteklenen 72 implant uygulanmıştır.Yüklemeden 5 yıl sonra 2 hasta çalışmadan ayrılmıştır: birtanesi devam etmek istememiştir, ama tüm implantlarından memnun olduğunu belirtmiştir.
SP grubunda 1 protez kaybedilmiştir: bu protezi destekleyen 2 anterior mandibular implant periimplantitis yüzünden başarısızlığa uğramıştır.Bu implantlar 3 ve 5 yıl sonra başarısızlık götermiştir.İmplantlar yerinden oynadığı için ve kemik seviyesi çok ileri derece olduğu için bu implantları kurtarmak için hiçbir tedavi düşünülmemişir. SP grubunun diğer hastasının posterior mandibuladaki 2 ek implant periimplantitisden etkilenmiştir.Apikale kaydırılan flep, açığa çıkan alanların ortadan kaldırılması,implant yüzeyinin parlatılması, betadinle disinfekte edilme, ve sistemik antibiyotik uygulamasıyla tedavi edilmiştir.Bu implantlar 5 yılı takip eden süreçte hala fonksiyondadır. Tüm hastaların implant yerletirildiği andaki PSR indeksi =3 dür ve jastaşar sigara içmemektedirler.Başka hiçbir başarısızlık ya da periimplantitis ortaya çıkmamaıştır.
Her bir implantın mesial ve distalher iki yüzünün tüm radyografileri elde edilebilmektedir.Kemik seviyesindeki değişimler ve 5 yıllık sonuçlar tabl 2 de gösterilmektedir.Sağlıklı olanların diğer iki gruba göre daha az kemik kaybı olmasıyla beraber 5yıl içerisinde göze çarpan oranda istatiski farklılıklar görülmektedir.Diğer 2 grubptan daha genç bireylerin olduğu sağlıklı bireylerin olduğu,bireylerin içinde istatiksel olarak önemli fark gözlenmiştir.
Tartışma :
Şuan yapılan çalışma , periodontitis hikayesi olan hastalarda dental implantlar çevresinde benzer problemlere daha yüksek riskli olup olmadığını elde etmek için düzenlenmiştir.Sonuçlar, SP yada MP hikayesi olan hastaların periodontitis şüphesi olmayan hastalarla karşılaştırıldığında implant çevresinde2 kat daha fazla kemik kaybı olduğunu açıkça göstermektedir…… Her iki hatadaki tüm başarıızlıklr ve periimplantitis şiddetli periodontitis hikayesiyle ilşkilidir.Her iki hastada tamamen iyileşmenin sağlanmadığı ama periodontal koşulların iyileştirildiği periodontal tedavi sonrası PSR indeksi =3 dür.Bu sonuçlar bu konuda geçen benzer çalışmalarla benzerlik göstermektedir.Aynı zamanda,şuan yapılan çalışmanın sınırlarından dolayı bazı önlemler gerektirmektedir.Gruplar temelde karşılaştırılabilir değildir.İlgili potansiyel farklılıklar yaşla ve implant sayısıyla ilişkilidir.Sağlıklı grupta yeralan hatalar geçmişte periodontitis hikayesi olan hasta grubuna göre 16 yaş daha gençtir ve implant sayısının yarısını kabul etmiştir.Önemine inanılarak, ideal çalışma koşulları bazı faktörler açısından hastaları eşletirmekle sağlanabilir.Bu çalışmada bu tür bir eşleştirmeye dahil olan hasta sayısı çok azdır.Ayrıca, implant sayındaki ve yaş gruplarındaki farlılıklar, , grupların içerisindeki diş kayıpları gibi faklı patternlerde olduğu gibi açıklanmalıdır. Bir çok hastayı içeren sağlıklı grupta travma ya da diş agenezinden dolayı diş kayıpları mevcuttur ve bundan ötürü bu hastalar daha genç olmaya ve daha az implant gereksinimine eğilimliyken, eskiden periodontitis hikayesi olan hastalar periodontal hastalıktan dolayı daha fazla diş kaybına sahiptirler ve daha fazla implanta gereksinim duyarlar.Ayrıca, yaşla ilgili önerilen istatiksel hesaplamalar, kemik seviyesindeki heapları önemli derecede etkilememiştir.
Bu çalışmanın bir diğer sınırlandırması, çoğu protez daimi simante edildiği için 5 yıllık zaman diliminde stabilite açısından implantların test edilememesidir.Son olarak, sonuç değerlendirmelei implantları yerleştiren aynı klinisyendir ve bundan ötürü bu çalışma körlenemez.Diğer bir tarafta ise, hastaların periodontal koşullarının ilk başta belirlendi hatırlanmalıdır ve ayrılan hastaların sayısı oldukça azdır.
İki grupta tek bir başarısızlık ortaya çıkmamıştır ve tüm implant kayıpları SP grubundaki tek bir hastaya aittir.Buna rağmen, periodontitis grubundaki 5 yıllık sonuçlar, implant tedavindeki sadece bir hastanın 25 başarısızlık tecrübesiye beraber, daha fazla kabul edilebilirdir.
Günümüzdeki rapor, daha büyük çapta devam eden çalışmanın interim analizleridir.Bu hastaların 20 yıllık bir süreçte takip edilmesi ve yeni hastaların da bu çalışmaya dahil edilmesi planlanmaktadır.Bu interin raporunun tamamlanması 12 yılı gerektirmektediri ve bukadar geniş bir periodda implant dizaynlarında ve tekniklerinde bir çok yenilik ortaya çıkmaktadır.Daha fazla materyal ve teknik değişimler beklenmektedir.Bulunabilcek istatiksel olarak önemli farklılıklariçin çok az olay olduğundan dolayı, gruplar arasında periimplantitis görülmesi ve implant başarısızlık oranları veprotez için farklılıklarolup olmadığını belirmiş olan hiçbir istatiksel analiz mevcut değildir.
Bu çalışmanın önemli kliniki etkisi, uzun süreçte eskiden periodontitis hikayesi olan hastaların marjinal kemik kaybı, ve periimplantitis potansiyeli açısından daha yüksek risk altında olduğunu göstermiştir.Bundan ötürü, bu hastalar riskli oldukları konusunda bilgilendirilmeli ve sağlıklı hastalardan daha fazla yönlendirilmeldir. Periodontitis hikayesi olan hastalarda başarısızlık oranın zamanla artması olasıdır.Bu hipotezi doğrulamak için, minimum 10 yılllık çalışmaya ve daha fazla hastaya gerek duyulmaktadır.
Değerlendirmeler :
Şiddetli ya da orta derecede periodontitis hikayesi olan hastalar, hiçbir periodontal hastalığı olmayan hastalarla karşılaştırıldığında,implant yüklendikten 5 yıl sonrasında, periimplant marjinal kemiğinde 2 kat daha fazla kayba sahip oldukları görülmüştür. Aynı zamanda pşiddetli periodontitis hastalarında implant başarısızlığı ve periimplantitis eğilimi de göze çarpmaktadır.Periodontitis hikayesi olan hastalar periimplantitis ve implant başarıızlığı açısından daha yüksek risk altındadır ve maintance protoklleri açısından daha ciddi bir şekilde yönlendirilmelidir.
|
 |
|